Ölümsüzlük

3 Min Read

Belki de üç fazla değil, sonunda. Üstatlar dan Materialistler e kadar, aşk üçgeni gerçekten geri döndü ve David Freyne’nin keyifli romantik komedisi Eternity, ferahlatıcı bir dokunuş sunuyor. Canlı hayal dünyasında, seçim yalnızca iki talibi seçmek değil; daha çok, yıllarca evli kalınmış biriyle diğerinin ise olabilecekler hakkında merak uyandıran soruları geride bırakmasıdır.

Eternity

Kocaman Larry (Barry Primus) ölmeye biraz önce, karısı Joan (Betty Buckley) ile bebek partisine giderken kavgayı sürdürüyor — orada aniden boğulmasıyla son buluyor. Çok geçmeden, hayat sonrası dünyasında gençliğiyle (Miles Teller) Junction’da uyanır; burada yaşam ve seçtiğiniz sonsuzluk arasında bir ara noktadır. Freyne ve ortak yazar Patrick Cunnane, dünya inşa etme olasılıklarında eğleniyorlar: Junction hem hareketli bir tren istasyonu hem de kurumsal bir konferans görünümünde, satıcılar ölümsüzlüklerini satmak için stantlar kuruyorlar. Beach World, Marxist World ve — en iyi şaka — Man-Free World, kapasitede. Görkemli prodüksiyon tasarımına rağmen, Junction sahne kadar sahte bir cehennem gibi hissediyor; her şey, yok olmuş gökyüzünü taklit eden baskılı Perdeler dahil olmak üzere yapaydır.

Eternitynin neşesi, kaçınılmaz varış noktasına doğru olan yolculuğudur.

Bir hafta sonra, Joan (Elizabeth Olsen) kanserle mücadelesini kaybederek vefat eder. Larry, karısıyla sonsuza dek geçirmek ve kumlarda bronzlaşmak için hazırdır — fakat Joan’ın yakışıklı ilk eşi Luke (Callum Turner) da onunla beklemektedir. İki yıl evli kaldıktan sonra savaşta ölen Luke, onunla yeniden birleşme umuduyla zamanını bekliyor. Ama Joan sadece bir eş seçebilir. Luke, klasik Hollywood yakışıklısı ve umutsuzca romantik; Larry ise, yılların verdiği evlilik tecrübesiyle. Sorun, deneyim mi, potansiyel mi olduğu; Freyne, samimiyet ve abartılı mizah dengesini kullanarak bu soruyu inceliyor. “Bir hatıra ile nasıl rekabet edersin bilmiyorum,” diye itiraf ediyor Larry, pek çok keskin gözlemin biriyle.

Beklediğiniz gibi olur, ancak öngörülebilirliğine rağmen, Eternitynin neşesi, kaçınılmaz varış noktasına doğru yolculuğu ve Hayat ve Ölüm Meselesi tarzı dünya inşası her zaman eğlencelidir. Da’Vine Joy Randolph ve John Early, Joan’ın ilgisini kazanmaya çalışan rakip ‘Ölümsüzlük Koordinatörleri’ olarak harika. Bu arada, oyuncu trio’su, genç bedenlerde yaşlı ruhlar oynarken komediyi başarıyla çıkarıyor. Özellikle Olsen çok komik: hem hayranlık duyduğu kişinin önünde kıkırdayan bir okul kızının enerjisini alabiliyor, hem de yaşlı bir kadının davranışlarını ve tuhaflıklarını yansıtabiliyor. Yıllarca yaşlarını aşan aşıklar rolü oynarken, Teller, Olsen ve Turner, aşk üçgenine yeni bir soluk getiriyor; bütün pişmanlık, özlem ve yaşlılığın sevinçlerini içine katıyorlar. Belki de sonsuzluk biraz abartı gibi görünebilir, ama bu üç kişinin yanında birkaç saat geçirmek oldukça iyi bir fırsat.

Share This Article